Bugünki konuğum Yeni Lancia Ypsilon. Aslında ilk olarak 1996 Y adıyla da satılan (fakat ülkemize pek satılmayan) ilk nesilin ardından 2. nesil 2003 yılında ülkemizde sadece 3 kapılı kasa tipi olarak satışa sunuldu. Pek fazla başarı yakalayamayan bu araç ardından şimdi karşımızda geçen ay satışa çıkan yeni nesil var. Fiat’ın yeni nesil alt yapısını ve motorlarını kullanan Lancia Ypsilon B sınıfı hatcbacklar içinde farklılık yaratmak istiyor. İtalyan tasarımı ile sınıfa giriş yapan Lancia Ypsilon bazı ülkelerde Chrysler Ypsilon olarak da satılıyor. Eminim bu yazıyı okuyanlardan bazıları bu aracın piyasaya çıktığını bile duymamıştır çünkü pek etkili bir reklam yapılmadı, dergilerde test edilmedi. O yüzden okan test etti sizler için :). Hemen lafı fazla uzatmadan teste geçelim. Test aracımız 1.3 Multijet dizel motorlu, manuel vitese sahip bir model.
Lancia Y (ilk nesil Ypsilon)
Lancia Ypsilon 2. nesil
Tasarım olarak yenilikçi ve farklı olmak yerine sade elegant ve modern bir yaklaşım seçmiş Lancia. Ypsilon aslında bilindik temellere sahip ancak detaylarda elegant bir görünüm yakalamış. Sade ön tasarım, Lancia Delta’dan alınan büyük camlı bagaj kapağı ile fark yaratılan arka tasarım ve küçük detaylarla heyecan katılan bir profili var. Araca uzaktan baktığınızda özellikle arka şekli dolayısı ile yumurta gibi diyebilirsiniz :). İç tasarımda ise eski Ypsilon’dan kalan orta konsoldaki gösterge gibi detaylar var. Ancak tasarım genel olarak modern ve sadelik üzerine kurulu.
Performans konusunda fazla bir beklentimizin olmayacağı bir sınıf B sınıfı hatchbackler daha önce de dediğim gibi. Ancak yine de hafif kasası ( 1.050 kg ) ve 95 beygiri ve 200 Nm torku ile atak bir Multijet motoru görünce acaba dedim. Kağıt üzerinde baktığımda 0-100 hızlanması 11.4 sn. Anlaşılan C sınıfı performansı veren bir otomobil dedim. Ancak binince biraz hayal kırıklığına uğradım. Aslında şasi fena değil. Motoru da düşününde araç aslında iyi gözüküyor ama Lancia diğer detaylara fazla dikkat etmeyerek aracın potansiyeline haksızlık etmiş. Aracın altyapısı Fiat Panda’da da kullanılan yeni nesil altyapı ve genel olarak başarılı ama aracın debriyajı sanırım artık üretilmeyen Fiat Palio’dan alınmış. Debriyaj çok hisssiz ve kavramasını anlamak güç. Bu sürüş tadına büyük gölge düşürüyor. Ayrıca direksiyon tepkileri fena değil ama biraz daha iyi olsa daha iyi viraj performansı alınabilirdi. Gaz tepkileri nasıl peki derseniz gaz pedalı da hissiz. Gaza yüklenseniz bile araba önce sanki otomatik vitesmiş gibi bir afallıyor. Bu afallama olmasa kağıt üzerindeki 0-100 değeri daha da düşük olabilirmiş. Yani performans konusunda potansiyeli yüksek ama performanslı sürüş tadı konusunda ise zayıflık var. Hani çok sevdiğiniz bir keki annenize yaptırırsınız ama bir şeyin ölçüsünü kaçırır, o sevdiğiniz tadı vermez ya aynı o durum var Ypsilon’da.
Konfor konusunda ise Ypsilon biraz daha iyi. Sınıf ortalamaları üzerinde bir konforu var. Ancak süspansiyonlar biraz sesli çalışıyor. Koltukları ise gayet rahat. Ancak arka koltuklar sadece 2 kişilik tasarlanmış. Aslında bu iyi bir şey çünkü ortadaki alan az olduğu için arka koltuklar daha geniş ve rahat bir tasarıma sahip. Ön koltukların arasında bir dirseklik olmaması üzdü. Yalıtıma gelirsek yol sesi ve rüzgar sesi yalıtımı sınıf ortalamalarında. Motor ise dizel olmasına rağmen bu sınıfa göre iyi bir yalıtıma sahip. Diz ve baş mesafesi gayet yeterli ön tarafta. Arka tarafta ise diz mesafesi sınıf standartlarında baş mesafesi ise sınırlı tasarım dolayısıyla.
![]() |
|
| Bu arkadaki kiriş arkada oturanları rahatsız edebiliyor.Baş mesafesini azaltıyor. |
Kullanım kolaylığına gelirsek aracın özellikle sade kabini sayesinde klima ve ses sistemini kontrol etmek kolay. Sadece ortadan göstergeli bir araca alışık değilseniz bir süre afallayabilirsiniz. Ancak alıştığınızda göstergeler çok okunaklı ve anlaşılır diyeceksiniz. Debriyaj pedalı ise rahatsız dediğim gibi. Saklama alanları yetersiz. Bagaj kapasitesi ise 245 lt ile sınıf standartlarının az da olsa altında. ( Fiesta : 275 – Clio : 300 ). Koltuklar simetrik olarak katlanabiliyor. Görüş açıları konusunda ise herhangi bir sıkıntı yok. Direksiyon konusunda ise belirtmeden geçeneyeceğim çok şık duruyor fakat direksiyonun sağ ve sol kollarındaki metal kısım biraz çıkıntılı. Eee ne var bunda derseniz evet aslında birşey yok ama benim gibi tek elle park manevrası yaparken elinize batıyor. Hani bu da öylesine bir anı diyelim. 🙂
Güvenlik konusunda ise Lancia Ypsilon’ın henüz bir Euroncap testi yok. Donanımlarına bakarsak yokuş kalkış desteği gibi donanımlar, ön ve yan hava yastıkları gibi B sınıfı hatchbacklerde yerleşmiş olan bütün güvenlik donanımlarını standart sunuyor. Ayrıca ESP opsiyonel olarak alınabiliyor. ESP bence standart olmalıydı artık. Test sonucu olmaması biraz can sıkıyor ama aynı altyapıya ve ortak parçalara sahip Fiat Panda alt sınıfta ( A sınıfı ) olmasına rağmen 5 yıldız almıştır. Bu bir veri olarak kullanılabilir. Ama umarım yakın bir zamanda 5 yıldız aldığı test sonucu elimize ulaşır.
Donanım konusunda ise Ypsilon Gold tek seviyede satılıyor. Örneğin elektrikli arka camların standart olmaması saçma geldi bana. ( Gerçi Fiesta gibi sınıfının en iyisi diye adlandırılan bir modelde de bu mevcut ) Lancia BMW ve Mercedes gibi premium markalarla aynı yolu izliyor ve donanım seviyleri yerine ek donanım paketi ile donanımı yükseltiyor. Örneğin en üst ek paket olan Dolce Vita Magic Pack ile cruise control, yağmur sensörü, ESP, otomatik klima ve otomatik park etme sistemi olan Magic Park sistemi var. Ayrıca çok beğendim bir özellik ise çift renk seçeneği. Önceki Ypsilon’da sadece tavan rengi değiltirilebilirken artık kaput ve bagaj kapağı da farklı renk seçilebiliyor. Fiat 500’de de bulunan ve çok beğendim bir özellik ise anahtar kablarının değiştirilmesi. Çok da lazım değil ama hoşuma gitti 😀 Ama bence Lancia gibi tasarımı ile öne çıkabilen bir otomobil daha çok kişileştirme özelliğine sahip olmalıydı bence.
Kalite konusunda ise sınıf standartlarında bir seviyede. Ancak kapı içlerinde sadece plastik kullanılmasını beğenmedim, suni deri ya da en azından kumaş kullanılmalıydı bence. Ancak ön konsol çok şık bir malzeme ile kaplı. Bolca piano black adı verilen malzeme ile kaplı. Ama biraz yumuşak malzemelerin kullanıldığı alanlar arttırılabilirdi. İşçilik konusunda ise sınıf standartlarını fazlasıyla karşılıyor. Kliması ise işini iyi ve hızlı yapıyor. Ses sistemi kalitesini beğendim.
![]() |
| Kapı kolları gizlendiği için ufak boyutları ile birlikte 3 kapılı gibi duruyor. |
Eğlence konusunda gelirsek aslında potansiyeli olan bir şasisi ve motoru var ama debriyaj pedalı yüzünden sürüş zevkinin büyük kısmı törpüleniyor. Tavsiyem eğer yakıt konusunda çok hassas değilseniz yenilikçi ve ödüllü 0.9 lt 85 beygire sahip otomatik şanzımanlı versiyonu tercih etmeniz. Bu otomatikleştirilmiş manuel olduğu için manuel moda alarak sürüş zevki aramak bence daha mantıklı manuel vitese göre. Virajlar konusuna gelirsek tamam virajları yer bitirir bir hali yok ancak güvenlik sınırları içerisinde kalıyor. Sınırları zorlamaya başladığınızda ise önden kaymaya başlıyor ancak tekrar kontrolü ele almak kolay. Ayrıca ESP aldığınızda daha da rahat edeceksiniz. Ancak bu otomobil bence sürüşü ön plana almak yerine şehir içinde müzik sistemini açıp sakin ve konforlu yolculuklar yapmak için yapılmış. Şehir içinde bu işi layığı ile yapıyor diyebiliriz. Ayrıca pek bilinmeyen bir model olduğu için özellikle çift renkli versiyonlarına herkes ”Bu ne? Hangi marka bu?” diyen gözlerle bakıyor.
Sorunsuzluk konusunda ise yeni bir araç olduğu için kronik bir sorundan bahsedemeyiz. Parçaların bir çoğunu Fiat ile ortak kullandığı için Fiat Panda modelini baktığımızda ise henüz bir şikayet göremedim ben. Aracın garanti süresi ise 2 yıl. Bakım aralıkları ise 15.000 km
Maliyet konusunda geldiğimizde ise 1.2 lt benzinli motor manuel vites ile 32.000 TL’den başlıyor. Dizel seçeneği ise 39.000 TL’den başlıyor. Fiyat olarak sınıfına yakın. Belki 1.000- 2.000 TL daha ucuz olsaydı sınıfındaki birçok araç ile aynı fiyata satılacaktı. Birçok bayanın tercih edeceğine emin olduğum otomatik şanzımanlı 0.9 lt motor ise 36.500 TL’den satılıyor. Yakıt tüketimi konusunda ise dizel motor start-stop donanımı sayesinde şehir içinde 4.7 litre fabrika verisine sahip. Test aracımızda zorlamama ve Bağdat Caddesi trafiğinde bir süre takılmama rağmen otalama tüketim 5.4 litre olarak gözüktü. Bence gayet başarılı. Bakım fiyatları ise 300TL civarında.
Bu arabayı kimler alır? Bu otomobil daha çok farklı bir otomobil isteyen bayanlara ve erkeklere, üniversiteli gençlere, sürüşe önem vermeyen sürücülere, İtalyan tarzı seven genç çiftlere yönelik bir otomobil olmuş.
![]() |
| Çift renk seçeneği çok şık |
Ben alır mıyım? Eğer manuel versiyonunu soruyorsanız düşünmeden hayır derim. Sebebi ise can sıkan debriyajı olur. Ama eğer yenilikçi 0.9 lt motora sahip ve otomatikleştirilmiş manuel şanzımana sahip model için düşünürüm. Ama açıkçası kendim için değil annem için düşünürüm. Neden derseniz hoş bir tarzı var ve bir bayan için yeterli donanımlara sahip ( opsiyonlar eklendiğinde ) Peki neden kendine almazsın derseniz biraz daha sürüşe ağırlık veren bir hatchback’i tercih ederim.
Aslında tek başına baktığımızda Lancia Ypsilon güzel bir otomobil. Ancak sınıfında o kadar çok güzel otomobil var ki rekabetçi olması için bir yere odaklanması lazım. Örneğin sınıfının en çok satan modellerinden Fiesta sürüşe, Clio ise kişileştirme gibi seçeneklere odaklanmış durumda. Lancia sürüş konusunda biraz zayıf kalıyor bu yüzden bence kişileştirme seçeneklerini arttırmalılar.











